Wednesday, January 09, 2008

duvarlar vardı bir zamanlar gizli düşlerin oynadığı
biri bana demişti ki; unutulmaz repliklerin insanı
ellerim, dudaklarım çatlar
kanlar akardı
şimdi derinlikler oysa sadece söz konusu
boğulmalar, düşmeler, dalmalar, batıp çıkmalar...
kendini duvara vurmak kadar diriltmiyor bu dalmalar
gizli düşler aleni artık
ve diyorum ki s..erim bu alemi
gözünüze sokuyorum
gözleriniz çıkana kadar...
Anne bak bunu sana yazıyorum
Ne kadar söylesem de duyuramıyorum
Sen şimdi başka bir dünyada yaşıyorsun biliyorum
Ama işte bir kulak ver çünkü sana söylüyorum
Uzun zamandır böyle çığlık çığlığa haykırıyorum
Ne kadar haykırsam da sana duyuramıyorum
Yanlızlıktan dibe vuruyorum
Sana ihtiyacım var gel diyorum
Ne kadar söylesemde duyuramıyorum

Bende bir çocuktum nitekim
Büyüsem de işte hep çocuk kalıyorum
Seni istiyorum diye için için ağlıyorum
Ne kadar ağlasam da duyuramıyorum

Sil kulaklarının pasını benim çığlıklarımla
Her geçen gün biraz daha geç kalıyoruz
Artık beni duy diyorum
Anla diyorum
Hisset diyorum...
Cünkü dibe vuruyorum
Derinlere indikçe sesim boğuklaşıyor
Senin silüetin gittikçe uzaklaşıyor
Elimi uzatıyorum
Hadi şu kahrolası elimi tut diyorum
Çünkü ben sanırım yavas yavas ölüyorum
Ve bilki seni bu dünyada herşeyden çok seviyorum
Hadi elini ver...